verb

curl

kıvırmak, kıvrılmak, bükülmek

She likes to curl her hair.

Saçını kıvırmayı sever.

The cat curled up on the sofa.

Kedi kanepede kıvrıldı.

Smoke curled up from the chimney.

Bacadan duman kıvrılarak yükseliyordu.

((sth.)) (bir şeyi) kıvırmak Saçını kıvırmayı sever.

((kıvrılmak)) kıvrılmak Kedi kanepede kıvrıldı.

Synonyms: twist, coil, wind; Antonyms: straighten, uncoil

Orta İngilizce'deki 'curlen' kelimesinden, muhtemelen 'lüle' anlamına gelen Hollandaca 'krul' kelimesinden gelmektedir.

Bu kelime hem fiil (saçı kıvırmak) hem de isim (bir saç lülesi) olabilir. Her ikisi de 'kıvrımlı şekil' ana fikrini paylaşır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.