noun

currant

frenk üzümü, kuş üzümü

She made a pie with red currants.

Kırmızı frenk üzümü ile turta yaptı.

This scone has currants in it.

Bu çöreğin içinde kuş üzümü var.

((bir/birkaç)) frenk üzümü/kuş üzümü küçük bir kuru üzüm veya bir dutsu meyve This cake contains currants.

Eş anlamlılar: (meyve için) gooseberry (bektaşi üzümü), berry (dutsu meyve); (kuru meyve için) raisin (kuru üzüm), sultana (sultani üzüm)

Anglo-Fransızca 'raisin de Corauntz' (Korint üzümü) kelimesinden gelir ve Yunanistan'ın Korint şehrinden gelen kuru üzümleri ifade eder.

'Current' (mevcut) gibi ses çıkarır ama bir meyveyi ifade eder. Kökeninin Korint şehrinden geldiğini unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.