adjective

cursed

lanetli, lanet olası

They found a cursed treasure chest.

Lanetli bir hazine sandığı buldular.

I can't get this cursed thing to work!

Bu lanet olası şeyi çalıştıramıyorum!

lanetli bir ((isim)) bir ismi tanımlama It was a cursed object from an ancient tomb.

Eş anlamlılar: doomed (mahkum), damned (lanetli); Zıt anlamlılar: blessed (kutsanmış)

'to curse' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacıdır.

'-ed' eki, bir şeyin bir 'curse' (lanet) tarafından etkilendiğini gösterir. 'Lanetlenmiş' bir durumdadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.