noun

curve

eğri, kıvrım, viraj

The road has a sharp curve.

Yolun keskin bir virajı var.

He drew a smooth curve on the paper.

Kağıda düzgün bir eğri çizdi.

The graph shows a steep learning curve.

Grafik dik bir öğrenme eğrisi gösteriyor.

((sth.))'da bir eğri a bend in (sth.) The road has a sharp curve.

Eş anlamlılar: viraj, kavis, döngü; Zıt anlamlılar: düz çizgi

Latince 'eğik, bükük' anlamına gelen 'curvus' kelimesinden gelir.

Bir arabanın yolda bir 'kıvrım' yaptığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.