noun

custom

gelenek, görenek, adet, gümrük

It is a local custom to eat turkey on Thanksgiving.

Şükran Günü'nde hindi yemek yerel bir gelenektir.

He went through customs at the airport.

Havaalanında gümrükten geçti.

bir gelenek ((bir şey yapma)) geleneksel bir davranış biçimi It's a custom to give gifts on birthdays.

gümrükten geçmek malları kontrol etmek için havaalanındaki alandan geçmek We had to go through customs at the border.

Eş anlamlılar: tradition, practice, habit, convention

Eski Fransızca 'costume', Latince 'consuetudo' (alışkanlık, kullanım) kelimesinden gelir.

Bir 'customer'ın (müşterinin) genellikle kendi 'customs'ı (gelenekleri) veya tercihleri vardır. Havaalanındaki çoğul 'customs' (gümrük), bir ülkeye getirdiğiniz şeylerin 'customs'ını (alışkanlıklarını) kontrol eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.