adjective

customary

alışılmış, geleneksel, mutat

It is customary to tip the waiter.

Garsona bahşiş vermek adettendir.

She gave her customary smile.

Alışılmış gülümsemesini sergiledi.

It is customary ((to-inf)) (bir şey yapmak) adettendir It is customary to tip the waiter.

customary ((noun)) alışılmış, her zamanki She gave her customary smile.

Eş anlamlılar: usual, traditional, conventional; Zıt anlamlılar: unusual, unconventional

'custom' (adet, gelenek) + '-ary' (sıfat eki) kelimesinden türemiştir. 'Custom', alışkanlık veya uygulama anlamına gelen Eski Fransızca 'costume' kelimesinden gelir.

Havaalanındaki 'customs'ı (gümrük) düşünün - bunlar olağan prosedürlerdir. 'Customary', genellikle yapılan şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.