preposition

against

karşı, -e karşı, aleyhinde

He leaned against the wall.

Duvara yaslandı.

I am against this new law.

Bu yeni yasaya karşıyım.

They are playing against our team.

Bizim takıma karşı oynuyorlar.

((bir şey/biri)) bir şeye/birine karşı veya dayalı He is leaning against the wall.

Eş anlamlılar: versus, opposing; Zıt anlamlılar: for, with

Eski İngilizce'deki 'ongean' (karşı, zıt) kelimesinden gelir. 'a-' öneki bir pekiştireçtir.

Ağır bir kapıya *karşı* ittiğinizi hayal edin. Bu hem muhalefeti hem de fiziksel teması görselleştirir. Türkçe'deki 'karşı' kelimesiyle doğrudan eşleşir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.