verb

cut

kesmek, azaltmak, yaralamak, durdurmak

He cut the paper with scissors.

Kağıdı makasla kesti.

The company cut 100 jobs.

Şirket 100 kişiyi işten çıkardı.

She cut her finger on the glass.

Camla parmağını kesti.

Let's cut the chatter and work.

Gevezeliği kesip çalışalım.

((bir şeyi)) keskin bir aletle bölmek. He cut the paper with scissors.

((bir şeyin)) miktarını azaltmak. The company cut prices.

((birini/bir şeyi)) keskin bir cisimle yaralamak. She cut her finger.

Eş anlamlılar: slice, chop, reduce, sever; Zıt anlamlılar: join, connect, increase

Orta İngilizce'deki 'cutten' kelimesinden gelir, kökeni belirsizdir, muhtemelen bir İskandinav kaynağından gelmektedir.

Kısa, keskin bir eylem için kısa, keskin bir kelime. Fiil formları (cut, cut, cut) değişmediği için hatırlaması kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.