verb

dabble

üstünkörü uğraşmak, amatörce ilgilenmek, su sıçratmak

He dabbles in painting on the weekends.

Hafta sonları resimle üstünkörü uğraşır.

The children dabbled their feet in the stream.

Çocuklar ayaklarını derede şapırdattılar.

((in sth.)) (bir şeyle) üstünkörü uğraşmak She dabbles in stock trading.

((sth.)) ((in sth.)) (bir şeyi) (bir şeye) hafifçe batırmak He dabbled his fingers in the water.

Eş anlamlılar: kurcalamak, oynamak, yapar gibi görünmek

Hollandaca 'dabbelen' kelimesinden gelir, 'dabben' (hafifçe dokunmak) kelimesinin sık yapılan halidir.

Birinin ciddi bir şekilde resim yapmak yerine bir fırçayla oraya buraya 'hafifçe dokunduğunu' (dab) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.