adjective

ageless

yaşlanmayan, zamansız, ebedi

She has an ageless beauty.

Yaşlanmayan bir güzelliği var.

The story has an ageless appeal.

Hikayenin zamansız bir çekiciliği var.

((ageless)) + isim ((yaşlanmayan, zamansız)) (isim) She has an ageless beauty.

Eş anlamlılar: timeless, eternal, immortal; Zıt anlamlılar: dated, temporary, old

"age" (yaş) + "-less" (-sız, -siz) eki. Kelimenin tam anlamıyla 'yaşsız' demektir.

"-less" eki "olmayan, -sız" anlamına gelir. "fearless" (korkusuz) kelimesinin korkusu olmayan anlamına gelmesi gibi, "ageless" da yaşı olmayan anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.