dare
Çeviri
cüret etmek, cesaret etmek, meydan okumak
Örnekler
He didn't dare to say anything.
Hiçbir şey söylemeye cüret edemedi.
I dare you to jump.
Atlaman için sana meydan okuyorum.
How dare you speak to me like that?
Benimle bu şekilde konuşmaya nasıl cüret edersin?
Dilbilgisi Kalıpları
((to-inf)) bir şey yapmaya cüret etmek Zam istemeye cüret edemedi.
((sb.)) ((to-inf)) birine bir şey yapması için meydan okumak Ona doğruyu söylemesi için meydan okudu.
How dare ((sb.)) ...? Nasıl cüret edersin...? Bana yalan söylemeye nasıl cüret edersin?
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'maceraya atılmak, cesur olmak' anlamına gelen 'durran' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Birine meydan okuma anlamını hatırlamak için 'Doğruluk mu Cesaret mi' (Truth or Dare) oyununu düşünün.