noun

agency

ajans, acente, kurum, irade

I booked my trip through a travel agency.

Gezimi bir seyahat acentesi aracılığıyla rezerve ettim.

He works for a government agency.

Bir devlet kurumunda çalışıyor.

The theory emphasizes human agency.

Teori, insanın iradesini vurgular.

a/an ((...)) agency bir ((...)) ajansı I work for an advertising agency.

a government agency bir devlet kurumu The FBI is a government agency.

human agency insan iradesi The concept of free will is related to human agency.

Synonyms: firm, bureau, department, office, autonomy

Latince 'harekete geçmek' veya 'yapmak' anlamına gelen 'agere'den gelir. 'Agent' (ajan, temsilci) hareket eden kişidir ve 'agency' (ajans) onların çalıştığı yer veya hareket etme gücüdür.

Sizin adınıza 'hareket eden' bir 'temsilci' (agent) düşünün. Çalıştıkları yer bir 'ajanstır' (agency).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.