daunting
Çeviri
göz korkutucu, yıldırıcı
Örnekler
It was a daunting task.
Bu göz korkutucu bir görevdi.
She faced a daunting challenge.
Göz korkutucu bir zorlukla karşılaştı.
The prospect of moving is daunting.
Taşınma ihtimali göz korkutucu.
Dilbilgisi Kalıpları
a daunting ((noun)) göz korkutucu bir (isim) It was a daunting task.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: intimidating (korkutucu), formidable (zorlu); Zıt anlamlılar: encouraging (teşvik edici), reassuring (rahatlatıcı)
Etimoloji
'to daunt' fiilinin şimdiki zaman ortacıdır.
Hafıza İpuçları
'Daunting task' (göz korkutucu görev), o kadar büyük veya zor görünen bir iştir ki gözünüzü korkutur.