noun

day

gün, gündüz

Today is a beautiful day.

Bugün güzel bir gün.

There are seven days in a week.

Bir haftada yedi gün vardır.

I work during the day.

Gündüz çalışırım.

a ... day ... bir gün It was a long day.

all day bütün gün We played outside all day.

during the day gün boyunca I sleep during the day.

Eş anlamlılar: daytime; Zıt anlamlılar: night

Eski İngilizce'deki 'dæg' kelimesinden, o da Proto-Cermence 'dagaz'dan gelir.

'Day', güneşin gökyüzünde olduğu zamandır. Güneş resmiyle ilişkilendirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.