noun

agent

ajan, temsilci, casus, etken

My agent helped me find a new apartment.

Temsilcim yeni bir daire bulmama yardımcı oldu.

He worked as a secret agent for the CIA.

CIA için gizli ajan olarak çalıştı.

The cleaning agent removed the stain.

Temizlik maddesi lekeyi çıkardı.

((biri/bir şey)) için bir ajan an agent for ((sb./sth.)) She is an agent for a famous writer.

Eş anlamlılar: temsilci, casus, operatör; Zıt anlamlılar: müdür

Latince 'hareket etmek' anlamına gelen 'agere' kelimesinden gelir. Ajan, hareket eden kişi veya şeydir.

'Ajan'ı başka biri adına 'hareket eden' biri olarak düşünün. Bir seyahat acentesi, seyahatinizi düzenlemek için 'hareket eder'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.