dazzle
Çeviri
göz kamaştırmak, şaşırtmak, hayran bırakmak
Örnekler
The bright headlights dazzled me.
Parlak farlar gözümü kamaştırdı.
Her performance dazzled the audience.
Performansı seyircileri büyüledi.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.)) (birinin) gözünü kamaştırmak The bright headlights dazzled me.
((sb./sth.)) (birini) büyülemek Her performance dazzled the audience.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: blind, impress, overwhelm
Etimoloji
Orta İngilizce'deki 'dasen' (sersemlemek) kelimesinden gelir ve '-le' eki tekrarlanan bir eylemi belirtir.
Hafıza İpuçları
Işığıyla sizi o kadar 'dazzle' (göz kamaştıran) ve sizi 'dazed' (sersem) bırakan bir elmas hayal edin.