adjective

dazzling

göz kamaştırıcı, büyüleyici, mükemmel

The sun was dazzling.

Güneş göz kamaştırıcıydı.

She wore a dazzling dress.

Göz kamaştırıcı bir elbise giymişti.

He gave a dazzling performance.

Göz kamaştırıcı bir performans sergiledi.

((a dazzling sth.)) göz kamaştırıcı ~ The sun was dazzling.

((a dazzling sth.)) büyüleyici ~ She wore a dazzling dress.

Eş anlamlılar: brilliant, stunning, radiant; Zıt anlamlılar: dull, dim

'to dazzle' fiilinin şimdiki zaman sıfat-fiil hali.

O kadar parlak veya etkileyici bir şey düşünün ki size 'Vay canına!' dedirtsin - işte bu 'dazzling'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.