noun

agents

ajanlar, temsilciler, casuslar, etkenler

The sports agents negotiate contracts for athletes.

Spor menajerleri sporcular için sözleşme pazarlığı yapar.

Federal agents investigated the crime scene.

Federal ajanlar olay yerini araştırdı.

Some chemical agents are dangerous to touch.

Bazı kimyasal maddelere dokunmak tehlikelidir.

((bir şeyin)) etkenleri agents of ((sth.)) They are agents of change in the community.

Eş anlamlılar: temsilciler, casuslar, operatörler

'agent' kelimesinin çoğul hali, Latince 'agere' (hareket etmek) kelimesinden gelir.

Çoğu İngilizce ismin sonuna 's' eklemenin onları çoğul yaptığını unutmayın. Bir ajan, iki ajan.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.