adjective

deadly

ölümcül, öldürücü, son derece

This is a deadly poison.

Bu ölümcül bir zehir.

The meeting was held in deadly silence.

Toplantı ölümcül bir sessizlik içinde yapıldı.

He has a deadly sense of humor.

Ölümcül bir espri anlayışı var.

((ölümcül bir sth.)) ölümcül bir (şey) Onu ölümcül bir yılan ısırdı.

Eş anlamlılar: fatal, lethal, mortal; Zıt anlamlılar: harmless, safe

Eski İngilizce 'dēadlīc' kelimesinden, 'dēad' (ölü) + '-līc' (-li) ekinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'ölüm gibi'dir.

'dead' (ölü) + '-ly' olarak düşünün. Ölüme neden olabilecek bir şeyi tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.