noun

dealer

satıcı, bayi, krupiye

He is a used car dealer.

O, kullanılmış bir araba satıcısıdır.

The dealer shuffled the cards.

Krupiye kartları kardı.

a ((type of)) dealer bir (tür) satıcı O bir araba satıcısıdır.

Synonyms: merchant, trader, vendor

'deal' (anlaşma yapmak, dağıtmak) fiilinden ve kişi belirten '-er' ekinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dağıtan/anlaşan kişi'.

'dealer', bir 'deal' (anlaşma) yapan veya araba ya da kart gibi şeyleri 'dağıtan' (-er) kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.