noun

deals

anlaşmalar, fırsatlar, indirimler

The company made several big deals last year.

Şirket geçen yıl birkaç büyük anlaşma yaptı.

I found some great deals at the store.

Mağazada harika fırsatlar buldum.

to make deals ((with sb.)) biriyle anlaşma yapmak. They made deals with several suppliers.

to find deals ((on sth.)) bir şeyde indirim bulmak. I'm looking for deals on flights.

Synonyms: agreements (anlaşmalar), transactions (işlemler), bargains (ucuz mallar), offers (teklifler)

'Bir parça, bir pay' anlamına gelen Eski İngilizce 'dǣl' kelimesinden gelen 'deal' kelimesinin çoğul hali.

İyi bir pazarlık için 'a good deal' ifadesini düşünün. Çoğul hali olan 'deals', birçok pazarlık veya birçok iş anlaşması anlamına gelebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.