noun

death

ölüm, vefat, son

His death was a great shock.

Onun ölümü büyük bir şoktu.

She is afraid of death.

O, ölümden korkuyor.

The company faced certain death.

Şirket kesin bir sonla karşı karşıyaydı.

the death of ((biri/bir şey)) (birinin/bir şeyin) ölümü Onun ölümü büyük bir şoktu.

to be afraid of death ölümden korkmak O, ölümden korkuyor.

Eş anlamlılar: demise, passing; Zıt anlamlılar: life, birth

Eski İngilizce'deki 'dēaþ' kelimesinden gelir ve 'die' (ölmek) fiiliyle ilişkilidir.

'Birth' (doğum) kelimesinin zıttı. Sonundaki 'th' sesi, son bir nefes gibi yumuşaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.