noun

debtor

borçlu

The debtor failed to make the payment.

Borçlu ödemeyi yapamadı.

The company is a major debtor to the bank.

Şirket, bankanın büyük bir borçlusudur.

((isim)) borçlu The debtor failed to make the payment.

Eş anlamlılar: borçlu; Zıt anlamlılar: alacaklı

'debt' (borç) + '-or' (kişi eki). Borcu olan kişi.

Debt-or, borcu (debt) olan kişidir. Kredi veren (credit-or) kişinin karşıtı olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.