noun

debt

borç, yükümlülük

He is trying to pay off his debts.

Borçlarını ödemeye çalışıyor.

I owe you a debt of gratitude.

Sana bir minnet borcum var.

((to sb./sth.)) (-e olan) borç He has a large debt to the bank.

((of sth.)) (-in) borcu I owe you a debt of gratitude.

Eş anlamlılar: liability (yükümlülük), obligation (zorunluluk); Zıt anlamlılar: credit (kredi), asset (varlık)

Latince 'debere' (borçlu olmak) kelimesinden gelir. 'b' harfi sessizdir.

'doubt' (şüphe) kelimesindeki gibi 'b' harfinin sessiz olduğunu unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.