noun

aggravation

ağırlaşma, kötüleşme, sinir bozukluğu

The constant noise was a major aggravation.

Sürekli gürültü büyük bir sıkıntıydı.

He left in aggravation after the long delay.

Uzun gecikmeden sonra sinirlenerek ayrıldı.

((isim)) sıkıntı, sinir bozucu şey The constant noise was a major aggravation.

Eş anlamlılar: annoyance, irritation, exasperation; Zıt anlamlılar: relief, pleasure

Latince 'ad-' (yönelme) + 'gravare' (ağırlaştırmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'ağırlaştırma'.

'Grave' (ciddi) bir durumun daha da ağırlaştırıldığını düşünün, bu bir 'aggravation' (sıkıntı) durumudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.