adjective

decisive

kararlı, kesin, belirleyici

She made a decisive choice to change careers.

Kariyerini değiştirmek için kararlı bir seçim yaptı.

The final goal was the decisive moment in the game.

Son gol, maçın belirleyici anıydı.

((bir şey)) belirleyici (bir şey) A decisive victory is important.

Synonyms: resolute, determined, crucial; Antonyms: indecisive, hesitant

Latince 'decidere' (kesip atmak, karar vermek) kelimesinden, 'de-' (uzak) + 'caedere' (kesmek).

'Decide' (karar vermek) kelimesini düşünün. Kararlı (decisive) bir kişi karar vermekte iyidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.