adjective

dedicated

adanmış, özverili, tahsis edilmiş

She is a dedicated teacher.

O, kendini işine adamış bir öğretmen.

This is a dedicated bike lane.

Bu, özel bir bisiklet yoludur.

dedicated ((to sth. / sb.)) (bir şeye/birine) adanmış. She is dedicated to her job.

a dedicated ((sth.)) özel bir (şey). This is a dedicated parking space.

Eş anlamlılar: committed, devoted; Zıt anlamlılar: indifferent, apathetic

Latince 'dedicare' (adamak, kutsamak) kelimesinden gelir. 'de-' (tamamen) + 'dicare' (ilan etmek).

Kendini bir işe 'dedike etmek' Türkçede de kullanılır. Bir amaca tamamen odaklanmış birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.