verb

deepen

derinleştirmek, derinleşmek

The crisis will deepen over the winter.

Kriz kış boyunca derinleşecek.

We need to deepen our understanding of this topic.

Bu konudaki anlayışımızı derinleştirmemiz gerekiyor.

((sth.)) (bir şeyi) derinleştirmek We need to deepen our understanding.

derinleşmek The crisis will deepen.

Eş anlamlılar: intensify, strengthen; Zıt anlamlılar: lessen, weaken

'deep' (derin) sıfatına fiil yapan '-en' ekinin eklenmesiyle oluşur, 'derinleştirmek' anlamına gelir.

Bir çukuru 'derinleştirmek' gibi somut bir eylemi düşünün ve bunu anlayış veya ilişkiler gibi soyut kavramlara uygulayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.