noun

defect

kusur, arıza, defo

There is a defect in the car's engine.

Arabanın motorunda bir kusur var.

He was born with a heart defect.

Kalp kusuru ile doğdu.

a defect ((in sth.)) (bir şeydeki) bir kusur. Yazılımda bir kusur var.

Eş anlamlılar: flaw, fault, imperfection; Zıt anlamlılar: perfection, strength

Latince 'defectus' (bir başarısızlık, eksiklik) kelimesinden, 'de-' (uzak) + 'facere' (yapmak). Kelimenin tam anlamıyla 'uzaklaştırılmış' veya 'eksik'.

Bir kusur (defect) nedeniyle 'etkili' (effective) olmayan bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.