adjective

definite

kesin, belirli, açık

We need a definite answer by tomorrow.

Yarına kadar kesin bir cevap almamız gerekiyor.

There is a definite improvement in her work.

İşinde kesin bir gelişme var.

a definite ((noun)) kesin bir (isim) Geleceği için kesin bir planı var.

Eş anlamlılar: certain, clear, specific; Zıt anlamlılar: indefinite, vague, unclear

Latince 'definire' (tanımlamak) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'definitus' kelimesinden gelir. 'Sınırlı' veya 'sınırları belli' anlamına gelir.

'Tanımlanmış' bir şeyin sınırları nettir, bu yüzden belirsiz değildir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.