verb

defuse

etkisiz hale getirmek, yatıştırmak

He tried to defuse the tense situation.

Gergin durumu yatıştırmaya çalıştı.

The expert was called to defuse the bomb.

Bombayı etkisiz hale getirmek için uzman çağrıldı.

((sth.)) (bir şeyi) yatıştırmak, etkisiz hale getirmek Gergin durumu yatıştırmaya çalıştı.

Eş anlamlılar: calm, neutralize; Zıt anlamlılar: escalate

Etimoloji: 'de-' (kaldırmak) + 'fuse' (fitil). Kelimenin tam anlamıyla fitili çıkarmak.

Bir durumu 'etkisiz hale getirmek', bir bombanın patlamasını önlemek için fitilini çıkarmak gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.