verb

defy

meydan okumak, karşı gelmek

She chose to defy her parents' wishes.

Ailesinin isteklerine karşı gelmeyi seçti.

The new building defies traditional design.

Yeni bina geleneksel tasarıma meydan okuyor.

I defy you to prove me wrong.

Hatalı olduğumu kanıtlaman için sana meydan okuyorum.

((sb./sth.)) (birine/bir şeye) karşı gelmek Ailesinin isteklerine karşı gelmeyi seçti.

((sb.)) ((to-inf)) (birine) ...-ması için meydan okumak Hatalı olduğumu kanıtlaman için sana meydan okuyorum.

Eş anlamlılar: challenge, resist; Zıt anlamlılar: obey, yield

Etimoloji: Eski Fransızca 'defier' (inancından vazgeçmek) kelimesinden, 'de-' (uzak) + 'fis' (inanç).

Yerçekimine 'meydan okumak' gibi düşünün - güçlü bir kuvvete karşı gelmek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.