verb

aggrieve

üzmek, keder vermek, haksızlık etmek

The new law aggrieved many citizens.

Yeni yasa birçok vatandaşı mağdur etti.

She felt aggrieved by the unfair decision.

Adaletsiz karar yüzünden kendini mağdur hissetti.

((sb.)) (birini) mağdur etmek Yeni yasa birçok vatandaşı mağdur etti.

mağdur olmak ((by sth.)) (bir şey yüzünden) mağdur olmak Adaletsiz karar yüzünden kendini mağdur hissetti.

Eş anlamlılar: distress, wrong, injure; Zıt anlamlılar: please, delight, comfort

Latince 'aggravare' (ağırlaştırmak) kelimesinden gelir, 'ad-' (yönelme) + 'gravis' (ağır).

'Aggravate' (ağırlaştırmak) ve 'grief' (keder) kelimelerini düşünün. Birini 'aggrieve' etmek, ona keder vererek yükünü ağırlaştırmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.