noun

degree

derece, diploma, düzey

It is 30 degrees Celsius today.

Bugün hava 30 santigrat derece.

She has a degree in chemistry.

Kimya bölümünden diploması var.

There is a high degree of risk.

Yüksek derecede risk var.

((sayı)) degrees ((birim)) (sayı) (birim) derece It is 30 degrees Celsius today.

a degree in ((sth.)) (...) alanında bir diploma She has a degree in chemistry.

a degree of ((sth.)) bir derece (...) There is a high degree of risk.

Eş anlamlılar: level (seviye), extent (ölçü), qualification (vasıf), unit (birim)

Eski Fransızca 'degré' kelimesinden, o da 'adım, basamak' anlamına gelen Latince 'gradus'tan gelmektedir.

Sıcaklık için bir termometre üzerindeki 'basamakları' veya bir yeterlilik elde etmek için akademik 'basamakları' tırmanmayı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.