adjective

delectable

nefis, leziz, enfes

The restaurant served a delectable meal.

Restoran nefis bir yemek servis etti.

She has a delectable sense of humor.

Nefis bir espri anlayışı var.

nefis bir ((isim)) nefis bir (isim) The chef prepared a delectable dessert.

Eş anlamlılar: delicious, delightful, scrumptious; Zıt anlamlılar: distasteful, unpleasant

Latince `delectabilis` kelimesinden, 'zevk vermek' anlamına gelen `delectare`'den türemiştir.

'delicious' (lezzetli) ve 'delightful' (keyifli) kelimelerinin birleşimi gibi. Nefis bir şey duyularınıza hitap eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.