noun

delight

memnuniyet, keyif, zevk

She squealed with delight.

Keyifle çığlık attı.

To my delight, they accepted the offer.

Beni memnun edecek şekilde, teklifi kabul ettiler.

keyifle with delight Keyifle güldü.

birini memnun edecek şekilde to sb.'s delight Beni memnun edecek şekilde, evet dedi.

Eş anlamlılar: joy, pleasure, happiness; Zıt anlamlılar: disappointment, misery

Eski Fransızca 'delitier' kelimesinden, o da Latince 'delectare' (memnun etmek) kelimesinden gelir ve 'lacere' (cezbetmek) ile ilişkilidir.

'Delight', 'delicious' bir tatlı yemek gibi büyük bir keyiftir. İsim (keyif duygusu) veya fiil (birini memnun etmek) olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.