adjective

delighted

memnun, çok sevinçli

I am delighted to meet you.

Tanıştığımıza memnun oldum.

She was delighted with her new gift.

Yeni hediyesinden çok memnun oldu.

be delighted to-inf … yapmaktan memnun olmak I am delighted to help.

be delighted with/by/at sth. … ile memnun olmak She was delighted with the gift.

be delighted that ... … olmasına memnun olmak I'm delighted that you passed the exam.

Eş anlamlılar: pleased, happy, thrilled; Zıt anlamlılar: disappointed, unhappy

'to delight' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacı. Latince 'delectare' (memnun etmek) kelimesinden gelir.

Bir şey size 'delight' (keyif) veriyorsa, 'delighted' (memnun) hissedersiniz. 'happy' kelimesinden daha güçlü bir kelimedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.