adjective

delightful

keyifli, hoş, sevimli, enfes

We had a delightful evening.

Keyifli bir akşam geçirdik.

The garden is delightful in the spring.

Bahçe ilkbaharda çok hoştur.

((bir şey)) keyifli ((bir şey)) çok hoş The weather is delightful today.

keyifli bir ((isim)) çok hoş bir ((isim)) It was a delightful surprise.

Eş anlamlılar: charming, pleasant, lovely; Zıt anlamlılar: unpleasant, awful

'delight' (keyif) + '-ful' (dolu) kelimelerinden gelir. 'Delight', Latince 'delectare' (cezbetmek) kelimesinden gelen Eski Fransızca 'delitier'den türemiştir.

Mükemmel güneşli bir gün veya lezzetli bir yemek gibi 'keyif dolu' bir şey düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.