verb

demand

talep etmek, istemek, gerektirmek

The protesters demand immediate action.

Protestocular derhal eylem talep ediyor.

This job demands a lot of patience.

Bu iş çok sabır gerektirir.

They demand that the company release the documents.

Şirketin belgeleri yayınlamasını talep ediyorlar.

((sth.)) talep etmek bir şeyi zorla istemek The workers demand higher pay.

((sb.))'nin ((sth.)) yapmasını talep etmek birinin bir şeyi yapması gerektiğini güçlü bir şekilde belirtmek She demanded that he leave immediately.

Eş anlamlılar: require (gerektirmek), request (istemek), insist on (ısrar etmek)

Latince 'emanet etmek, görevlendirmek' anlamına gelen 'demandare'den gelir. 'de-' (tamamen) ve 'mandare' (emretmek, emanet etmek) köklerinden oluşur.

'Demand' kelimesini 'demir yumrukla istemek' gibi düşünebilirsiniz; güçlü bir talep anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.