noun

demeanor

tavır, hal, davranış

She has a calm and gentle demeanor.

Sakin ve nazik bir tavrı var.

His professional demeanor impressed the clients.

Profesyonel tavrı müşterileri etkiledi.

a ((adjective)) demeanor birinin tavrını tanımlama Profesyonel bir tavır sergiledi.

((sb.'s)) demeanor birinin tavrı Onun neşeli tavrı bulaşıcıydı.

Eş anlamlılar: tavır, tutum, görünüş, davranış, duruş

Eski Fransızca 'demener' (yönetmek, idare etmek, davranmak) kelimesinden gelir. '-or' eki 'behavior' (davranış) kelimesindekine benzer.

Birinin başkalarına nasıl görünmeyi 'amaçladığını' (means) düşünün. Sizin de-'mean'-or'unuz, kendinizi nasıl idare ettiğinizdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.