noun

density

yoğunluk, sıklık

The population density is very high here.

Buradaki nüfus yoğunluğu çok yüksek.

Lead has a high density.

Kurşunun yoğunluğu yüksektir.

((bir şeyin)) ((yoğunluğu)) (bir şeyin) yoğunluğu Nüfusun yoğunluğu yüksektir.

((yüksek/düşük)) ((yoğunluk)) yüksek/düşük yoğunluk Bu malzemenin yoğunluğu düşüktür.

Eş anlamlılar: compactness, thickness, concentration; Zıt anlamlılar: sparseness

Latince 'densus' ('kalın') kelimesinden gelen 'densitas'tan türemiştir. '-ity' eki isim yapar.

Yoğunluğun bilimsel formülünü düşünün: D = m/v (kütle bölü hacim). Bir şeyin ne kadar 'yoğun' olduğunun bir ölçüsüdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.