verb

deprive

mahrum etmek, yoksun bırakmak

The new law will deprive many people of their rights.

Yeni yasa birçok insanı haklarından mahrum edecek.

He was deprived of a normal childhood.

Normal bir çocukluktan mahrum bırakıldı.

((sb.)) ((sth.))'den mahrum etmek birini bir şeyden mahrum etmek Hapishane mahkumları özgürlüklerinden mahrum eder.

Eş anlamlılar: strip, dispossess, deny; Zıt anlamlılar: provide, give, supply

Latince 'mahrum etmek' anlamına gelen 'deprivare' kelimesinden, 'de-' (tamamen) + 'privare' (soymak, 'private' ile ilgili).

Birini bir şeyden 'mahrum etmek' (deprive), sanki o şey 'özel' (private) hale geliyormuş gibi ondan almaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.