noun

derangement

düzensizlik, delilik, akıl hastalığı

He suffered from mental derangement.

Akli dengesizlikten muzdaripti.

The storm caused a derangement of our plans.

Fırtına planlarımızda bir düzensizliğe neden oldu.

((sth.)) düzensizliği Planların tamamen bozulması söz konusuydu.

Eş anlamlılar: insanity (delilik), madness (çılgınlık), disorder (bozukluk); Zıt anlamlılar: order (düzen), sanity (akıl sağlığı)

Fransızca 'rahatsız etmek' anlamına gelen 'déranger' kelimesinden gelir; 'de-' (kaldırma) + 'ranger' (düzenlemek). Kelimenin tam anlamıyla 'düzeni bozmak'.

Kelimeyi 'de-arrange-ment' olarak ayırın. Zihinsel veya planlı bir şekilde 'düzensiz' olma durumudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.