verb

described

tanımlamak, tarif etmek, betimlemek

Can you describe the man you saw?

Gördüğün adamı tarif edebilir misin?

She described the scene in great detail.

Sahneyi büyük bir ayrıntıyla anlattı.

He described his vacation as 'amazing'.

Tatilini 'harika' olarak nitelendirdi.

((sth.)) ((to sb.)) (bir şeyi) (birine) tarif etmek Can you describe the situation to me?

((sb./sth.)) as ((sth.)) (birini/bir şeyi) (...olarak) tanımlamak He described the movie as boring.

Eş anlamlılar: portray, explain, detail; Zıt anlamlılar: conceal, hide

Latince 'de-' (aşağı) + 'scribere' (yazmak) kelimelerinden gelir, 'yazarak anlatmak' anlamına gelir.

Bir 'katibin' (scribe) bir şeyi tarif etmek için 'de'tayları 'aşağı' yazdığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.