adjective

deserved

hak edilmiş

She took a well-deserved break from work.

İşten hak edilmiş bir mola verdi.

It was a deserved victory for the team.

Takım için hak edilmiş bir zaferdi.

((isim)) hak edilmiş She took a well-deserved break.

Eş anlamlılar: merited (hak edilmiş), earned (kazanılmış); Zıt anlamlılar: undeserved (hak edilmemiş)

'deserve' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacı.

'-ed' eki tamamlanmış bir eylemi belirtir. Ödül veya sonuç zaten kazanılmış veya 'hak edilmiştir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.