adjective

desolate

ıssız, terk edilmiş, kasvetli

The town was desolate after the factory closed.

Fabrika kapandıktan sonra kasaba ıssızdı.

He felt desolate after his friend moved away.

Arkadaşı taşındıktan sonra kendini kimsesiz hissetti.

ıssız bir (yer) / kimsesiz bir (kişi) boş, çorak veya yalnız The town was desolate after the factory closed.

Eş anlamlılar: çorak, kasvetli, terk edilmiş; Zıt anlamlılar: kalabalık, neşeli

Latince 'terk edilmiş' anlamına gelen 'desolatus'tan gelir. 'de-' (tamamen) + 'solus' (yalnız) kelimelerinden oluşur.

'de-solo' - tamamen yalnız gibi düşünün. Issız bir yer, etrafta kimsenin olmadığı 'solo' bir yerdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.