noun

desperation

umutsuzluk, çaresizlik

He acted out of desperation.

Çaresizlikten hareket etti.

There was a feeling of desperation in the room.

Odada bir umutsuzluk hissi vardı.

((çaresizlikten)) umutsuz bir durumdan dolayı Çaresizlikten hareket etti.

Eş anlamlılar: umutsuzluk, çaresizlik; Zıt anlamlılar: umut, iyimserlik

Latince 'de-' (aşağı, -sız) + 'sperare' (ummak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla umutsuz olma durumu.

'Desperate' (umutsuz) bir kişinin içinde bulunduğu duruma 'desperation' (umutsuzluk) denir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.