deter
Çeviri
caydırmak, vazgeçirmek
Örnekler
High prices are deterring people from buying houses.
Yüksek fiyatlar insanları ev almaktan caydırıyor.
The security cameras are meant to deter criminals.
Güvenlik kameraları suçluları caydırmak içindir.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.)) ((from -ing)) (birini) (bir şey yapmaktan) caydırmak The alarm should deter thieves from breaking in.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: discourage (cesaretini kırmak), prevent (önlemek); Zıt anlamlılar: encourage (teşvik etmek)
Etimoloji
Latince 'deterrere' (korkutarak vazgeçirmek) kelimesinden gelir, 'de-' (-den) + 'terrere' (korkutmak).
Hafıza İpuçları
'Terör' ile bağdaştırın. Teröre neden olan bir şey sizi bir eylemden caydırabilir (deter).