adjective

determined

kararlı, azimli

She is a very determined person.

O çok kararlı bir insandır.

He was determined to win the race.

Yarışı kazanmaya kararlıydı.

((kararlı)) ((mastar)) bir şeyi yapacağınıza dair güçlü bir hisse sahip olmak Yarışı kazanmaya kararlıydı.

Eş anlamlılar: resolute, firm, persistent; Zıt anlamlılar: indecisive, wavering, hesitant

'determine' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Kesin bir karar vermiş olma durumunu tanımlar.

'Kararlı' (determined) bir kişi, eylem planını zaten 'belirlemiştir' (determined).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.