noun

detour

sapak, dolambaçlı yol

We had to take a detour due to road construction.

Yol yapımı nedeniyle sapaktan gitmek zorunda kaldık.

His career took an unexpected detour.

Kariyeri beklenmedik bir sapma yaşadı.

to take a detour sapaktan gitmek We had to take a detour.

Eş anlamlılar: güzergah değişikliği, alternatif rota

Fransızca 'détour' kelimesinden, 'détourner' (yönünü değiştirmek) fiilinden gelir. 'des-' (uzak) + 'tourner' (dönmek).

Planlanandan farklı bir 'tur' veya rota izlemek olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.